Dağılma, zihinsel ve duygusal yoğunluğun görsel bir karşılığıdır. Kalın siyah formların birbirine çarpması, kesişmesi ve üst üste binmesi; izleyicide bilinçli bir huzursuzluk yaratır. Bu huzursuzluk eserin gücüdür.
Dokulu açık zemin, sert formların ağırlığını daha da belirginleştirir. Kompozisyon, kontrol ile kaos arasında gidip gelen bir yapı sunar. İzleyiciye estetik bir rahatlık değil, düşünsel bir temas önerir.