Bu eser, karşıt iki rengin — hardal sarısı ve yeşilin — tek bir akışta birbirine dolanmasını merkezine alır. Organik form, bir geçit ya da labirenti andırırken, yüzeye yerleştirilmiş göz motifleri izlenme, farkındalık ve bilinç hâllerine gönderme yapar.
Tekrarlanan gözler, hem gözetleyen hem de gözetlenen olma durumunu çağrıştırır; izleyici ile eser arasında sessiz bir ilişki kurar. Sert sınırlar yerine yumuşak geçişlerle ilerleyen kompozisyon, sezgisel bir ritim taşır ve bakışı yüzey üzerinde dolaştırır.
Modern, sembolik ve hafif mistik diliyle bu çalışma; çağdaş yaşam alanlarında dikkat çekici ama yorucu olmayan bir odak noktası oluşturur. Anlamını tek bir okumaya sabitlemez, izleyicinin algısına göre çoğalır.